Öne Çıkanlar

Project Server 2010 Dashboard Designer

Project Server 2010 ile gelen Business Intelligence modüllerinde kolayca Dashboard tasarımı yapabileceğiniz bir uygulama mevcut. Performans Point uygulaması olan Dashbord Designer ile zengin dashboard ekranları oluşturmak mümkün. Linki Paylaş

Devamı...

Renk Bilgileri

Yazar : admin | Kategori : Genel | Zaman : 13-03-2010

0

MÜY’ de Renkle İlgili Kavramlar

24-bit renk: Her renk kanalı (kırmızı, yeşil, mavi) için 256 renk tonu sunan renk modeli

32-bit renk: Her renk kanalı (kırmızı, yeşil ve mavi) için 256 renk tonu ile birlikte 256 tonlu bir de maskeleme kanalı sunan renk modeli

8-bit renk: 256 (renkli bir monitörde gösterilen minimum renk sayısı) renkli bir palet sunan renk modeli

Aratonlar: Siyah ve beyazın yaklaşık tam ortasında bulunan ton değerleri.

Aydınlık: Bir rengin veya tonun parlaklığının bir ölçüsü

Çıkarmalı Renkler : (CMYK – cyan, magenta, yellow, kontrast- siyah) Turkuaz, mor, sarı ve siyah baskı renklerinden oluşan renklerdir. Çıkartmalıdan kastedilen bu renkler belli % de oranları ile birleşince diger renkleri oluşturuyor olmalarıdır. Bunlarla yapılan baskı işlemi dört renk işlemi olarak bilinir ve bir matbaa makinasında renkli görüntüleri çoğaltmanın en çok kullanılan yoludur.

Degrade: Bir renkten veya doymadan diğerine harmanlama, geçiş.

Doyma: Bir rengin şiddetinin ölçüsü. Örneğin pembe kırmızıdan, gökyüzü mavisi de lacivertten daha az doymuştur.

Monokrom (Tek renk) : Genellikle siyah beyaz bir monitörü belirtir, ama siyah beyaz bir görüntü için de kullanılabilir.

Nötrler: Belirgin bir renkleri olmayan gri tonları.

Pantone: Belirli renkleri tutturmak için kullanılan ticari bir renk uyumlaştırma ve mürekkep karıştırma sistemi. MÜY yazılımları pantone sistemini desteklerler.

PMS: (Pantone Matching System) Tasarımcıların renkleri numaralarla ifade etmesini sağlayan sistem.

Renk tekerleği: Değişik renkleri ve bu renklerin birbirileriyle olan ilişkilerini gösteren pasta dilimi grafiklerine benzeyen şema. Çoğu zaman renk tekerleği on renge indirgenmiştir: Başta kırmızı olmak üzere turuncu,sarı, açık yeşil, koyu yeşil, turkuaz, mavi, koyu mor

Renk uzayı: Renkli bir görüntünün tanımlanma ve depolanma biçimi. Renk uzayına örnek olarak RGB, CMYK ve Kodak YCC gösterilebilir.

RGB: (Red, Green, Blue) Renkli bir monitörde görüntünün gösterilmesi için kullanılan üç ana renk.

Spot Renk: (Özel Renk) CMYK sisteminin dışında özel olarak kullanılan mürekkep rengi. Örneğin: Pantone serisinden bir renk.

Toplamsal Renkler : (RGB – red, green, blue) Kırmızı, yeşil ve mavi ışığı anlatan bir kavram. Kırmızı, yeşil ve mavi ışık değişik yüzdelerde karıştırılınca, görünebilir renk yelpazesi oluşur. Bu renklerin herbiri %100 kullanılınca beyaz ışık meydana gelir. Monitörlerde kullanılan renklerdir.

Yerel Renk Düzeltmesi: Görüntünün tamamı yerine, sadece seçilen bir kısmına yapılan ayarlama.

Cisimler ışıktan can alır, görünür hale gelir; ışıksız renkler yok olur, karanlık hakim olur. Renk yaşamdır.  Spektral renklerin dünyasına ilk defa 1876′da fizikçi Sir Isaak Newton girmiştir. Daha sonra renkli algılamada üç rengin yeterli olacağını “Young” dile getirmiştir. “Maxwell” bu üç rengi görünür ışık spektrumunun başı, ortası ve sonuna denk gelecek şekilde “Kırmızı”, “Yeşil” ve “Mavi” olarak saptamıştır. Ancak üç reseptörün bulunması 1957′de fizyolojist “Rushton”a kısmet olmuştur. Rushton gözde “Erythrolabe” (Kırmızıya duyarlı) “Chromolabe” (Yeşile duyarlı) ve “Cyanolabe” (Maviye duyarlı) adını verdiği üç reseptör tespit etmiştir.Bu üç reseptör birlikte uyarıldığı zaman beyaz, hiç biri uyarılmadığı zaman ise siyah algılanır. İki reseptörün birlikte uyarılmasından ikincil renkler algılanır. %50 • Kırmızı + %50 • Yeşil = • Sarı %50 • Yeşil + %50 • Mavi = • Cyan %50 • Kırmızı + %50 • Mavi = • Magenta (Mor) %33 • Mavi + %33 • Kırmızı + %33 • Yeşil = • Beyaz Bu üç reseptörden filogenetik olarak belli bir dalga boyuna ilk özgünleşen mavidir. Kırmızı ve yeşil maviden daha sonra ayrıldığı için bu renklerle ilgili renk körlüğüne daha sık rastlanır. Algılanan bilgiler beyinde oksipital loba taşınır. Burada V1 adındaki alanda renk ve renkli formlara duyarlı hücreler blob denen kümeler oluşturur. Siyah/Beyaz formlara duyarlı hücreler ise interblob alanlarda toplanmaktadır. Renk bilgileri daha sonra yine oksipital lobda olan V4 alanına taşınır. V4 renkli algıya ayrılmış özel alandır. V4′de oluşan problemler akromatopsi (renkli algının bozulması) ile birlikte seyreder ve hasta dünyayı grinin tonlarında algılar. Renk belleği ise genelde sözel ve duygusal renk bellekleri olarak yapay bir şekilde sınıflanır. İşin bundan sonraki kısmı sanatçıların ve psikologların alanına giren konulardır. “Newton” daha sonra kendi geliştirdiği renk halkasını uç uca birleştirerek spektrumda eksik olan Magenta rengini oluşturdu. Daha sonra bu halkayı 12′ye bölerek renklerin sistemli bir şekilde değerlendirilmesinde belki de ilk adımı atmış oldu. Bauhaus sanat okulunda renk eğitimi veren “Iten”, öğretisini bu temele dayandırdı.
Boyaların karıştırılması sonucunda ortaya çıkan renkleri açıklayan “Çıkartma” veya “Substraksiyon teorisine” göre Cyan, Magenta ve Sarı • • • renkleri ile tüm renklerin aslına yakın reprodüksiyonu mümkün olmuştur. Bu üç renk günümüzün matbaası ve renkli filmlerin temeli oldu. Çıkartma teorisine göre ortak olan renk yansıtılır, geri kalan renkler emilir ve görülmez. Örneğin Mavi ve Yeşil reseptörleri uyaran Cyan ile Yeşil ve Mavi reseptörleri uyaran Sarı boyaların karıştırılması sonucu her iki boyada ortak renk olan yeşil görünür, geri kalan renkler diğer boya tarafından emilir. Mavi sarı tarafından kırmızı ise cyan tarafından emilerek yok olur. %50 • Cyan + %50 • Magenta = • Mavi %50 • Cyan + %50 • Sarı = • Yeşil %50 • Sarı + %50 • Magenta = • Kırmızı %33 • Cyan + %33 • Magenta + %33 • Sarı = • Siyah
Gördüğümüz çoğu renk “absorpsiyon” yolu ile oluşmuştur. Burada bir madde, gelen ışıkta bazı dalga boylarını absorbe ettikten sonra geriye sadece göründüğü renge ait dalga boylarını yansıtır.
Transparan maddeler yansıttığı renkte değil, içinden geçirdiği dalga boyları renginde görünür. Bazı floresan boyalar aldıkları ışığı dalga boyunu değiştirerek farklı bir renkte ve dalga boyunda yansıtırlar. Fosforesan boyalar ise aldıkları ışığı depolayıp uzun süre saçabilirler. Bazen ışığın kendisi renklidir. Işığın kaynağı Kırmızı alev gibi sıcak veya neon/ateş böceği kimyasal ışığı gibi soğuk olabilir. Sabun köpüğünde ve su yüzeyindeki ince filmlerde bibirine çok yakın iki yansıtıcı yüzey vardır. Oluşan renkler, iki ayrı yüzeyden yansıyan ışık dalgaları arasında oluşan interferans sonucu oluşur. Bazı kelebek ve böceklerdeki doygun mavi ve yeşiller, CD ve plaklardaki renkler, difraksiyon (saçılma) yoluyla oluşur. En değerli yeşil renk ($) bu yolla oluşur. Gök yüzünün mavisi ise, toz ve su parçacıkları tarafından saçılan kısa dalga boylarından oluşur. Görme işi nefes alma gibi kendiliğinden gelişen bir eylem değildir. Çeşitli insanlar renk uyumundan bahsederken farklı şeylerden bahsettikleri çok kolay anlaşılabilir. Görünen şeyler renk, form, doku, gölge, hareket ve anlam açısından değerlendirilirler. Gördüklerimizi kıyaslama yoluyla değerlendirdiğimizi söylersek çok yanlış olmaz. Renk algılamasında insanların kıyaslama için kullandığı yedi kriter olduğunu öğrenmek, sınırsız renk dünyasında bizi kıyıya ulaştırır.
1. Renk kontrastı, yedi kontrast arasında en basit kontrasttır. Renk kontrastı, renk dairesindeki renklerin en saf şekillerini kullanarak oluşturulabilir. İki renk ile bir kontrast yaratırken örneğin karşı karşıya gelen iki renk kullanılabilir. Mor/Sarı en basit diadlardan biridir. Triadlar renk halkasından eşkenar bir üçgen oluşturacak şekilde seçilebilir. Ressamların en çok sevdiği sarı/kırmızı/mavi bu şekilde oluşturulmuş güçlü bir triaddır. İkiz kenar üçgenlerin etkileri daha çok diadlara yakındır. Ayrıca kare kullanarak üç farklı tetrad yaratmak mümkündür.
2. Açıklık/koyuluk kontrastı Gece/Gündüz tekrarlanan ve yaşamımızın en vazgeçilmez kavramlarından biridir. Aydınlık/karanlık, açık ve koyu kutuplarını açıklayan en güzel renkler Siyah ve Beyaz’dır. Beyaz gözdeki koni ve basillerin en şiddetli uyarılma, siyah ise dinlenme halidir. Grinin tonları ve tüm renkler, siyah ve beyaz arasında yer alır. Açıklık/koyuluk kontrastı grinin tonlarında kullanılabileceği gibi renklide de açık ve koyu renkler tarzında kullanılabilir.
3. Sıcak/Soğuk kontrastı yedi kontrast arasında en dikkat çekici kontrasttır.Alev ve sıcağı düşündüren renkler arasında sarı, turuncu ve kırmızı sayılabilir. Yapılan deneyde Mavi bir odada oturanlar, kırmızı bir odada oturanlara göre daha çabuk üşümeye başlamışlar.Sıcak/soğuk kontrastını bazı kelimelerin uyandırdığı duygularda görebiliriz. Gölge/Aydınlık, Şeffaf/Mat, Semavi/Dünyevi, Uzak/Yakın, Buzul/Çöl, Islak/Kuru vs. Sıcak soğuk kontrastı kullanılarak çok güçlü duygular elde edilebilir.
4. Doygunluk kontrastı: Renk dairesinin kenarında kalan renklerin hepsi doygun renklerdir. Dairenin ortasına yaklaştıkça doygunlukları azalır ve grileşirler. Renkler saf halleriyle dikkat çekici özellik taşırlar. Doygun renkler doğada genelde zehirli ve tehlikeli olmanın işaretidir. Saf renklere beyaz karıştırılınca daha barışçıl ve dinlendirici bir özellik kazanırlar. Siyahın karışması ile renkler hastalıklı ve melankolik bir özellik kazanır. Renklerin saf olarak kullanılması “ben önemliyim” veya “ben buradayım” anlamını taşır.
5. Komşuluk kontrastı: Büyük, kırmızı bir zemin üzerinde küçük, siyah bir kare ne renk görünür? Tuhaftır ama, kırmızıya komşu olan renkler koyu cyan rengine doğru bir değişiklik gösterir. Göz başka renklere komşu olan renkleri komplementer renklere yaklaştırarak görür. Kırmızı kravatlar üzerinde siyah iplik kullanan üretici ipliğin siyah olduğu konusunda ısrar edince büyük zarara uğramıştır. Siyah iplik yerine kahverengi iplik kullansa idi, büyük zararın önüne geçilebilirdi. Beyaz etrafındaki renklerin parlaklığını azaltır ve sönük görünmelerine sebep olur. Siyah ise etrafındaki renklerin daha parlak ve canlı görünmesini sağlar.
6. Komplementer (tamamlayıcı) kontrast: Boyalar birbirine karıştırıldığı zaman, Siyah/Gri renk oluşturan renkler tamamlayıcıdır. Bunlar Cyan+Kırmızı, Sarı+Mavi ve Magenta+Yeşildir. Fizyolog Hering’e göre, insan gözü gri rengi arar. Hering’e göre grinin anlamı göz dibindeki algılama hücreleri olan koni ve basillerin uyarılma durumunun dengelenmiş olmasıdır. Bu durumda birleşmesinden gri renk doğan renkler, “harmonik” sayılırlar. Toplamı gri olmayan renkler ise ilgi çekici veya uyumsuz olacaktır.
7. Alan genişliği kontrastı: Her rengin etkisi kapladığı alan kadardır. Ancak birden fazla renk söz konusu olduğunda hangisinden ne oranda kullanılacağı belirlenmelidir. Renkleri dengeye dayalı kullanmak amacıyla Gothe, renklere dikkat çekme özelliklerine göre ağırlık değeri vererek bazı rakamlar tahsis etmiştir. Sarı 9, Turuncu 8, Kırmızı 6, Mor 3, Mavi 4, Yeşil 6. Tüm renkleri kapsamamasına rağmen Gothe’nin değerleri benimsenmiş, bazı ressamlar bundan yola çıkarak bu rakamlar ile uyumlu alan ölçümlerini tekrar hesaplamışlardır. Sarı 3, Turuncu 4, Kırmızı 6, Mor 9, Mavi 8, Yeşil 6. Bu alan genişliği değerlerini kullanırsak denge için mor/sarı oranı 9/3 = 3/1 olmalı.

Renk ışığın meydana getirdiği fiziksel bir olgudur. Birazda psikolojik bir etkisi vardır. Işığın farklılaşması bize farklı algılamalar yarattığından, gelen ışık kaynağının yapısı, ışığı geçiren veya yansıtan maalzemenin yapısı ve algılayan gözümüz olduğu icin değişkenlikleri içerebilir.
Yani yanılabiliriz. Bunun için renk nedir sorusuna bir yerden başlamak gerekirse renk ışıktır yanıtı verilebilir.
Işığın olmadığı yerde ne gözümüzün nede malzemelerin renkleri vardır. Yani her yer karanlık ve buna taktığımız ad ise Siyahtır. Işık olmadığı için malzemelirin renkleri görülemiyor, aslında varlar demek sonu gelmez bir felsefi tartışma içine girmek demektir. Bu yüzden bunu basitçe ifade etmek gerekirse ışığın olmadığı yerde renk olmaz. Işık eşittir Renk olarak tanımlayabiliriz.

Işık nedir, herhangi bir kaynaktan yayılan, içinde farklı renklerin yaklaşık olarak eşit karışımı ile meydana gelen bir enerji biçimidir. Homojen değildir.

Bizi ilgilendiren onun içinde barındırdığı renkler olduğundan, bu yayılma veya aydınlatma süresinde, aydınlattığı malzemenin üzerine çarpıp, ışık kaynağı içindeki hangi renklerin o malzeme tarafından emilip hagisinin geri yansıttığıdır.
Geri yansıyan renk malzemenin rengini oluşturur. Örneğin malzememiz ışığın içindeki tüm renkleri emip yansıtmazsa siyah olarak algılarız. Tersi olursa, yani tüm ışığı geri yansıtırsa beyaz olarak algılarız. Veya sadece maviyi yansıtırsa mavi olarak algılarız. Kısaca doğada var olan herşey ışığı emip yansıttığı oranda renklidir.

Buna göre temel kabul edilen 3 renk modeli vardır. Bunlar LAB, RGB, CMYK ve bunlara ait renk bilgilerini içeren HSL.

Bu modellere ek olarak baskı ortamlarında kullanılan,
Pantone (spot),
Tire (Bipmap ve GrayScale),
Dublex (Duaton) biçimlerdir.
LAB model doğada var olan renklerin gözle görülebilen en geniş alanını ölçmeye yarayan uluslararası bir ölçü standartıdır.
Bu yolla renkleri ölçebilir ve kodlayabiliriz.

RGB, ölçülebilen renklerin baskı ortamına taşımada filtre görevi görerek, renklerin kanallara ayrılması işini üstlenir.
CMYK ise kanallarına ayrılmış bu renkleri, baskı ortamına taşımak için tekrar kanallara ayırma işini üstlenir. Bugün baskı ortamlarında standart olarak kabul gören prosess diye adlandırılan CMYK sistemi, çok büyük olmasa da ölçülebilen renklerin aktarımı sırasında kayıplara uğrar. Ölçülebilen renkler RGB ile elde edildiğinde kayba uğrarlar. CMYK’ya dönüştürülünce ikinci bir kayba uğrarlar.

RGB parlak ve floresan renkleri görür. CMYK ise bu renkleri göremez.

Buna yapılabilecek bir şey yoktur. Belki ileride teknolojik gelişme bu kayıpları kapatabilir. Bizim yapacağımız bu kayıpları bilmek ve resim düzeltme programları aracılığıyla kayıpları aza indirmektir.

RGB model İçinde üç temel rengi barındıran RGB, her renk içinde de iki rengi barındırır. RGB modele ihtiyaç varmıdır Eğer yapacağımız iş baskı ortamına taşınmayacak ise elbette vardır. İnternet veya yapacağımız iş sadece ekranda sunum ise RGB modeli kullanmanızda yarar var. Nedeni basit diskinizde hem az yer tutar hemde parlak renkleri içerdiği için görüntünüz daha iyi olur. Başka bir yol ise dökümanınız çok yüksek megabayt tutuyorsa RGB çalışmanız.

Yalnız burada dikkat edeceğiniz bir konu, işiniz bittikden sonra CMYK modele dönmeniz ve CMYK modele dönerken referanslardan çevirme işlemini nasıl yapacağınızı belirleminizdir. İlerki bölümlerde ele alınan refaranslar bölümünde anlatılanlara bakarak bu işlemi yaparsanız RGB’den CMYK’ya çevrim işlemini az kayıpla yapabilirsiniz.

Önceden taranmış bir görüntü üzerinde çalışırken bu o kadar sorun olmaz ama kendinizin yarattığı bir dosya ise sorun olabilir. Çevrimden önce ne kadar kayba uğradığınız hakkında bilgi edinmek isterseniz Gamut uyarısı komutunu kullanabilirsiniz. Şekilde görüldüğü gibi RGB’yi oluşturan renkleri sıralarsak; Kırmızı ile Sarı birleşerek RED kanalını, Mavi ile Sarı birleşerek GREEN kanalını, Kırmızı ile Mavi birleşerek BLUE kanalını oluştururlar. Genel olarak Scannerler bir görüntüyü bilgisayarlara bu kanalları kullanarak aktarırlar. Kısaca RGB model, ofset hazırlıkta renkli bir görüntüyü kanallarına ayırma görevi görür. CMYK model bu üç filtreyi kullanarak, içlerindeki zıt renklerin birbirlerini görmemesi ilkesinden yararlanıp temel renkleri elde eder.

Örnek vermek gerekirse bir resme; Red filtresi ile baktığımızda mavi rengi, Blue filtresi ile baktığımızda sarı rengi, Green filtresi ile baktığımızda kırmızı rengi görürüz Bu ayrışma baskı standartı olan CMYK modele alt yapı oluşturur. Ama ortada siyah yoktur. CMYK modelin tek başına bir kanal olarak siyah rengi içinde bulundurması gerekmektedir. Bu nedenle CMYK, RGB kanallarını dönüştürürken siyah kanalı diğer renklerden eksilterek oluşturur. CYMK Model Prosess diye adlandırdığımız CMYK’ya neden ihtiyacımız vardır RGB kanalları ile oluşturulan bir görüntüyü ofset makinalarında basamayız. Nedeni basittir. RGB her kanalında iki ayrı rengi barındırır.

Baskıdaki temel boyalar ikili rengi içermezler. Üst üste gelen renklerin nasıl bir sonuç vereceği bilinemez. Ayrıca siyah renk de ortada yoktur. Çünkü RGB modelde siyah renk her kanalın eşit miktarda karışımdan elde edilir. Ekranda RGB ile oluşturduğumuz siyah rengi baskı ortamına taşıdığımızda koyu kahve veya daha farklı renk ile karşılaşırız. Bu tür karışıklığı ortadan kaldırmak için CMYK bir baskı standartı olarak gelişmiştir. CMYK doğada olmayan siyah rengi oluşturarak baskı yoluyla bir kağıt üzerinde görüntüyü oluşturur. Dolayısıyla Siyah ekleme bir renktir.

Eğer siyah rengi C+M+Y’den elde etmeye kalkarsak koyu kahverengiyi oluşturur ve detay kaybettirir. CMYK temel olarak kabul ettiği dört rengi şekilde görüldüğü gibi ayrıştırır. Buna göre CMYK’yı tanımlamak gerekirse: CMYK dört renk üzerine kurulu bir modeldir. Mavi-Kırmızı-Sarı ve Siyah renklerden oluşur. Baskı ortamında yarı transparan mürekkepler kullanarak görüntüyü kağıda aktarır.

HSL Renk kontrol ve düzeltme modelidir. Hue renk özünü, Saturate doyma noktasını yani matlık ve parlaklığını, Lightness ise açıklık ve koyuluğunu denetler. Bir resim üzerinde detay kaybetmeden renk değişiklikleri yapma olanağı verir.

GrayScale Sektörümüzde S/B fotoğraf olarak adlandırılır. Sadece siyah plakadan oluşur. CMYK’nın siyah plakası ile aynı değerleri taşımaz. Tüm renklerin birleşiminden tek plaka haline dönüştürülerek elde edilir.

Pantone Tek yüzey renk düzenidir. Genelde spot renk diye adlandırılır. Baskı ortamlarında ekstra renkler ile basılır. İçinde farklı renkleri barındırdığı için iki ayrı pantone rengi birleştiremeyiz. Birleştiği zaman ne tür sonuçlar alacağımızı önceden kestiremeyiz. Ancak tint (Tram) kullanarak kendi yüzey rengini değiştirebiliriz.

Photoshop 5.0 artık Spot renklari kullanabilmekte. CMYK kanalı dışında kullanabileceğiniz spot kanallar yaratmada ve onları film baskısına taşıyabilmektedir. İlerki sayfalarda göreceğimiz gibi, örneğin desen çalışmalarında parlak olarak basacağınız renkleri veya yaldız renkleri ayrı bir kanalda toplayabilirsiniz.

Duatone Dublex veya Sepya olarak bilinir. İki ya da daha fazla rengi içerebilir. Genelde temel renk olarak siyah ağırlıklı çalışılır. CMYK ve dışında kalan spot renklerde kullanılabilir. Ayrı ayrı plakalarla oluşturulan bir görüntü istenirse CMYK’ya çevrilerek prosess olarak basılabilir. Bu tür bir çalışma yapıldığında eğer sadece vermiş olduğunuz spot renklerin basılmasını (kendi renk adları ile) istiyorsanız dosyanızı mutlaka EPS formatında kaydetmelisiniz. Örneğin dosyanızda kullandığınız renklerden biri Siyah diğeri ise Pantone 386, resminizi EPS formatında kaydedip herhangi bir sayfa düzenleme programına çağırdığınızda resmin renk adlarını çağırmış olduğunuz programın renk paletinde görebilirsiniz. Resminizin içinde kullandığınız Pantone 386 rengi sayfa üzerinde herhangi (yazı veya çizim) bir objeye verebilirsiniz. Böylelikle resminizin içinde kullandığınız renk ile sayfanız içinde kullandığınız renk aynı palet içinde filme aktarılacaktır.

RGB renk modeli
RGB modeli (kırmızı, yeşil, mavi) bilgisayar ekranları veya katodik televizyon tüpleri gibi, doğrudan emilimle çalışan tertibatlarda kullanılır. Üç birincil rengi, doğada mevcut her rengi elde edebilmek için karıştırır. Her renk %100 oranında karıştırıldığında beyaz ve %0 oranında karıştırıldığındaysa siyah elde edilir.

RGB çok yaygın olarak kullanılmasına rağmen, tertibata çok bağımlıdır. Tertibatın değişmesiyle renk de değişir. Tarayıcı, monitör, yazıcı gibi aygıtlarla beraber kullanıma uygun değildir. Üç birincil ekleme rengini kullandığından dolayı, boya, boya, matbaacılıkta kullanılan pigment için, başka bir birincil renk seti (siyan, sarı, magenta) kullandıklarından, uygun değildir.

CMYK modeli
Doğrudan emilimli tertibatlarda renkler, televizyon veya bilgisayar ekranlarında olduğu gibi, üç birincil RGB rengi karıştırılarak elde edilir. Bununla beraber, matbaada veya boya üretiminde renkler bazı dalga boylarının emilmesi ve diğerlerinin de yansıtılması yoluyla elde edilir.

Üç birincil renk RGB, karıştırıldıklarında beyaz elde edilirken, üç birincil CMY renginin karışımı sonuçunda siyah elde edilmektedir. Mevcut mürekkepler saf renkler üretemeyeceklerinden, siyah (K) ayrı bir renk olarak eklendi ve modelin adı CMYK olarak değiştirildi. Yeniden üretilebilen renk gamması RGB modeline oranla daha az olduğundan, RGB verileri CMYK’ye aktarıldığına renkler daha soluk görünür.

Yorum Yazın